Psikoteknik

Bir Kimsenin kendisine açık olan meslekleri çeşitli yönleri ile değerlendirip kendi ihtiyaçları ve beklentileri açısından istenilen yönleri çok, istenilmeyen yönleri az olan birine yönelmeye karar vermesidir.” (Yeşilyaprak ve diğerleri s.81) Şüphesiz bu kararın insan hayatında önemli bir yeri vardır. Çünkü meslek seçimi yaşam boyu kişiyi etkileyecek önemli kararlardan biridir. Üniversiteye hazırlanan öğrenciler için başarmak kadar seçtikleri alanda önemlidir. Sınavlarda başarının önemli bir parçası da titizlikle yapılmış bir tercihtir. İyi bir fakülteye girebilecek puanı aldığı halde istemediği bir okula giren veya hayalci tercihlerle açıkta kalan binlerce öğrenci vardır. İşte bu bakımdan gerçekçi ve bilimsel tercih, sınav hazırlığı kadar önemlidir.

Seçtiği alan hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan ve bundan dolayı bilinçsiz, kendi ilgi ve yeteneklerine uygun alanları seçemeyen öğrenciler eğitim öğretim sürecinde ve ileri ki yaşamlarında mesleki doyumu yaşayamamaktadırlar. Bu öğrenciler ya okulu bırakmakta yada istemedikleri halde aynı meslekte kalmak zorundadırlar. Bu durum hem zaman kaybına yol açar hem de iş tatminini olumsuz etkiler.

Bazı adaylar ilk birkaç tercihlerini bilinçli olarak yazmakta, diğerlerini başkalarının öneri ve telkinlerine göre belirlemekte ve sıralamaktadırlar. Bu adayların, hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları fakat tercih listesinde yer verdikleri bir programa yerleştikleri zaman "istemediğim bir programa girmek zorunda kaldım" şeklinde yakındıkları gözlenmektedir.

Tercih sıralarının başlarına, isteyerek ve bilinçli olarak yazdıkları programlara yerleşen bazı adaylar ise bir süre sonra programın, beklentilerine uygun olmadığını fark etmekte ve düş kırıklığına uğramaktadırlar. Bu da meslek hakkında edinilen bilgilerin bazen yüzeysel ve belki de hatalı olabileceğini göstermektedir.

 

Doç. Dr. Sabri ÇELİK